İki Kıta At Üstünde Buluştu | Dünya Etnospor Konfederasyonu
Bu yıl 4.kez düzenlenen Etnospor Kültür Festivali’nin en özel konuğu Arjantin geleneksel sporu Pato’nun oyuncularıydı. Kökbörü’yle benzer olan bu oyun için iki farklı kıtada bulunan sporcular, at sırtında buluştu.
İki Kıta At Üstünde Buluştu

Dünyanın dört bir yanından gelen Türk cumhuriyetleri ve başka misafir ülkelerin spor ve geleneklerini tanıtan Etnospor Kültür Festivali 4. kez düzenlendi. Atatürk Havalimanı’ndaki festival alanında güreşten oka, ciritten at binmeye onlarca spor hakkında hem bilgi alınabiliyor hem de merak edilen spor, deneyimlenebiliyor. Bugün son günü olan Etnospor’un en özel konuğu ise Arjantin’di.

Farklı Kıtalar At Sırtında Buluştu

Bambaşka kıtaların kültürlerini at sırtında buluşturan iki sporu izledik dört gün boyunca. Arjantin’in geleneksel sporu olan Pato oyunu, bizim Kökbörü adlı oyunumuza benziyor. Esiden deri sepet içindeki canlı ördekle oynandığı için bu oyunun adına İspanyolca’da ördek anlamına gelen Pato ismi verilmiş. Günümüzde ise Pato, 6 kulplu deri bir top ile oynanıyor. Pato hakkında ilk bilgiler 1610 yılına kadar dayanıyor. Halk arasındaki yaygın bilgi ise Amerika’nın keşfi sonrası gelen atlar sayesinde bu oyun başlamış. Zamanla geleneksel hâle gelen Pato oyunu, 1953 yılında Başkan Juan Peron tarafından milli spor olarak ilan edilmiş. Pato’nun kuralları kısaca şöyle: Dört kişilik ekiplerden oluşan oyunda kask takmak zorunlu. 180 veya 220 metre uzunluğunda, 80 veya 90 metre genişlikte olan sahalarda oyuncular topu yerden alıp oyuna devam edebilir. Pato’da önemli olan topu rakip takımın potasının içine atmaktır. Oyunda top sadece tek elle tutulabilirken potaya da top atarken sadece sağ el kullanılabilir. Yaralanma, hastalık gibi zorunlu sebepler olmadıkça da oyuncu değişikliği yapılmaz. Topu rakip takımın potasının içine en çok atan ekip kazanır.

 Yaşanacak Bir Kültür Sunuluyor

“At üstündeyken yerdeki kadar iyi hissetmiyorum” diyen Juan Ignacio Lanfranco, hem atlarla ilgileniyor hem de Pato oynuyor. Dokuz yaşından beri Pato oynayan 52 yaşındaki sporcu, “Atlara yemek veriyorum, onlarla yürüyorum... Atlarla çok eğleniyoruz. Bu hem spor için gerekli hem de atlarla ilgilenmeyi hayatın bir parçası olarak görüyorum. Ben yaşlı görünüyorum ama at sırtında sahaya çıktığımda zorlanmadığımı göreceksiniz. Sağlığım el verdiğince devam edeceğim. Bu sporda iyi bir binici olmalısınız, böylece kazalardan kaçınırsınız” diyor. Kültürleri keşfetmek için Etnospor’un çok iyi bir fırsat sağladığını belirten Lanfranco, şöyle devam ediyor: “Duyulan, anlatılan, okunan kültürü burada tanıyabilirsiniz. Etnospor yaşanacak bir kültür sunuyor. Türklerin atlarla gömülmesi, onları kendilerinden farklı görmemeleri muhteşem bir bakış açısı. Ne yazık ki biz bunu sağlayamadık. Pato milli sporumuz olmasına rağmen gereken ilgiyi toplayamıyoruz. Bir dönem gerçekten futbol kadar seviliyordu ama zaman değişti.”

Köklere Bağlılığın Kıymeti Zamanla Anlaşılacak

Çocukluğunda tanıştığı Pato’yu gençliğinde de devam ettiren Arjantin Pato Federasyon Başkanı Guilerme Barakuto, şimdilerde ise Pato’nun dünyaca tanınması için çalışıyor. Pato’nun tehlikeli ve zor bir oyun olduğuna değinen Barakuto, “Toplantılarda duymuştum Kökbörü’yü. İki sporda da sahada çevik ve dikkatli olmalısınız. Seyir zevki yüksek sporlar. Aralarındaki benzerlik enteresan. Pato, Amerika’nın keşfiyle başlayan bir spordan bahsediyoruz. Asya’dan göçler sırasında muhtemelen bir kaynaşma da olmuş olabilir. Bu çok garip bir durum. Biz ilk kayıtları araştırmaya devam ediyoruz. Etnospor’da diğer Türk sporlarını da görüyorum. Özellikle Kökbörü’yü canlı seyretmek özel bir deneyimdi. Arjantin’de elimizden geldiğince köklerimize bağlı kalmaya çalışıyoruz. Her kültür özeldir. Burada da kendi köklerinize ne kadar sahip çıktığınızı görüyoruz. Ne kadar önemli bir şey yaptığımızı şimdi göremeyebiliriz. Ancak bu bağlılığın önemi zamanla anlaşılacak” şeklinde konuşuyor.

Kökbörü Daha Zor

Federasyonda da görev yapan Bautista Risso, Pato oyununu öğretmek için şehir şehir geziyor. Özellikle gençlerin bu sporu merak etmesinin kıymetli olduğunu belirten Risso, “Pato için iyi at binmeyi bilmek yetiyor. Diğer özellikleri çalışarak kısa sürede kazanabilirsiniz. Kökbörü’yü gördüğümde çok şaşırdım. Bu benzerliğin nasıl olabileceği üzerine düşündüm. Bu oyunu oynamak ise Pato’dan daha zor. Farklı bir disiplin ve dikkat gerekiyor. Türklerin kendi geçmişine sahip çıkması çok güzel. Böylece geçmişi kaybetmiyorlar. Türkler öldüklerinde atlarıyla gömülür, bunu biliyorum. Özellikle atlı sporlarda sadece saha içini düşünemeyiz. Sağlığı, yemleri ve bakımlarına dikkat ediyoruz. Atları iyi yönlendirebilmeniz kazanmanın yüzde yetmişidir diyebilirim. Atla olan bağınızı güçlü tutarsanız maçta daha başarılı olursunuz” ifadelerini kullanıyor.

 

Kaynak:YeniŞafak